Folklorik derlemeler ve bunlar üzerinde yapılan incelemeler, halkın sade ve temel hâldeki kültürel birikimini incelemek yanında modern edebiyatçılarımıza da kullanmaları için zengin bir halk birikimi sunmaktadır.
Halk kültürü sanıldığının aksine, oldukça kompleks ve karmaşık bir yapıdır. Çünkü yerel kültürlerin, unutulmuş ulusların, çok eski devirlerde var olup kaybolmuş dillerin sentezi o anki hakim kültür rengi içinde yeniden şekillenerek ortak bir düşünce yapısı oluşturmaktadır.
Mesela Türk Nasrettin Hoca aynı zamanda Arap nüktedanı Cuha’dır. İslamî inançlarla harmanlanmış halk inançları aslında biraz da Babille, Hititlerle, Urartularla ve Eski Yunanlılarla ilgilidir. Tepegöz’ün bir Dede Korkut hikayesinde var olması ve Anadolu’nun diğer ucunda oluşan bir destanda da Kyklop olarak anılması Folklorik verimlerdeki derin kültür sentezinin varlığını gösterir.
Atasözlerinde, deyimlerde, masallarda ve efsanelerde asırlardır işlenmiş bir ortak kültürün izlerini görmemiz folklorik çalışmların sadece Türk-İslam kültürüyle ilintili olamayacağını gösterir. Halk kültürüne sahip çıkmanın aslında binlerce senelik kültür birikimine sahip çıkmak demek olduğunu bu küçük örneklerden yola çıkarak söyleyebiliriz.
Son Yorumlar