->
Reşad Ekrem Koçu’da Tarih Anlatımı
Tarihin çatık kaşlı ve soğuk anlatımı, bizi bu faydalı alandan uzak tutmaktadır. Çünkü tarihin bu şekilde anlatımı bize adeta bir Panteon yaşamını, bir tanrılar diyarını anlatır. Savaşan ünlü askerler, usta devlet adamları, devasa kuleli sarayların soğuk ve mağrur insanları… Durum böyle olunca da tarih okuru, okuduklarında kendi geçmişinin hatalarını ve sevaplarını değil de bir üstün insanlar topluluğunun talihsiz yok oluşlarını seyreder. Söz konusu durum da tarihi faydalanılacak, keyif alınarak okunacak bir alan olmaktan çıkarır.
Reşad Ekrem Koçu, yukarıda saydığımız olumsuzlukları yıkmış bir tarihçi olarak karşımıza çıkar. Elbet pir ü pak değildir, hataları ve taraflılıkları vardır. Ama sunduğu tarih sokaktaki adamın geçmiş yaşantısını anlatır. Tarihî şahsiyetler sadece usta devlet adamları değil zaafları da görülen insanlardır. Şehirler sadece mağrur zenginlik abideleri değil karanlık yüzleri de olan ağır yoksullukların ve ahlaksızlıklarında yaşandığı çok boyutlu mekanlardır. Bu çeşitlilik, dönemin var olan sorunlarını oldukça kıvrak bir üslupla yansıtış okura farklı bakış açıları sunmakta yeni düşünce alanları açmaktadır.
Resmî tarihte yüzeysel olarak ele alınan, fazla kurcalanıp tasvir edilmeyen çeşitli olaylar ve devlet adamları Reşad Ekrem’de gerçek yüzleriyle karşımıza çıkarlar. Dönemin başkenti olan İstanbul hakkında da emsalsiz ayrıntılara sahip olduğumuz bu eserlerde şehrin folklorik dokusuna ait pek çok ayrıntıyla karşılaşırız. Bazı romanlaştırdığı olaylarla adeta bir polisiye atmosferle karşılaşırız. Forsa Halil romanı buna açık bir örnektir.
Reşad Ekrem Koçu’nun eserlerinde belli noktalarda şüpheye düşme ihtimalimiz vardır. Bu durum kanaatimizce onun en büyük eksikliğidir. Yazarın kaynakça kullanmaması, dipnot düşme alışkanlığının olmayışı, bu yollarla bizi açık ve kesin kaynaklara yönlendirmemesi bu sorunun temel sebebidir.
Bu tarz eksikliklerine rağmen Reşad Ekrem Koçu ‘’Sokağın Tarihçisi’’dir. Eski İstanbul’un bitirimhaneleri, meyhaneler, orta halli insanlar; şehrin âdetleri, gelenek ve görenekleri bir bütün olarak ve can alıcı ayrıntılarla karşımıza çıkar. Eğer İstanbullulara bir ‘’Şehir Tarihi’’ dersi verilecek olsaydı bu dersin temel kaynaklarından bir çoğu Reşad Ekrem’in eserleri arasından seçilirdi.
İstanbul Ansiklopedisi isimli tamamlanmamış eserinde, ansiklopedik bir İstanbul Folklorü dersi alırız. Çeşmlerin, sokakların tarihi, şu anda unutulmuş meslekler, âdetler, bir dönemin meşhur delileri İstanbul Ansiklopedisi’nde can bulur. Erkek Kızlar’da çeşitli sebeplerle kılık değiştirmiş, erkek rolü oynamış yada bu rolü oynamak zorunda bırakılmış kızların maceralarını görmekteyiz ki bu durum halen varlığını sürdüren cinsel eşitsizliğin toplumumuzdaki kökenlerini göstermesi açısından oldukça anlamlıdır. Dağ Padişahları’nda Osmanlı Devleti’ne çeşitli sebeplerle karşı gelmiş, kafa tutmuş isyancıları görürüz bu durum bize 17. yüzyılın neredeyse tamamını kapsayan Celali İsyanları hakkında emsalsiz bilgiler vermektedir.
Reşad Ekrem’in tarihçiliği bizi geçmişten geleceğe uzanan bir gelenek köprüsü içinde bu ilgi çekici ayrıntılarla buluşturarak zevkli bir tarih anlayışının kapısını açmaktadır. Tarihle ilgisi olan herkese içtenlikle tavsiye edilir.
Reşad Ekrem Koçu’da Tarih Anlatımı/Word Formatı
www.diriozanlardernegi.com
Son Yorumlar